"GÜZİN TANGÖR’DE RESİM VE MÜZİK BERABERCE…
  Kemanlar, arşeler, piyano ve ut, bazen bir nefesli; yanı sıra elbet partisyonlar. Her biri ustalıkla tuvallere aktarılmış. Ve tüm bunlar hangi ezgileri çağrıştırırlar bilinmez. Kimi kez gözlerinizi kapatıp iç dünyanıza döndüğünüzde, ayışığı sonatının tınıları mı yansır kulaklarınıza veya bir Chopin noktürnü mü, yoksa Paganini’nin kemanından çılgınlığın melodileri mi? … Yoksa, olur a Fahri Kopuz’un udundan bir taksim, bestenigârla sâbâ arasında hüznü kanatlandırıveren… Belki de bazen tiz bir boru sesi duyabilirsiniz İngiltere korularında bir sürek avından yankılanan.
  Elbette öyle olacaktır, bir zamanların pek namdar bir ud ustasının torunu ve anlı şanlı bir keman virtüözünün kızıdır zira ressamımız. Elbet müzikle haşır neşir olacaktır fırçası, tâ 1990 öncesi yıllarda başlayan bu tutkunun çizgiye, renge ve volüme, kompozisyona bürünmesi. Ve nice önceki sergilerinde olduğu gibi Güzin Tangör’ün… Bakmayın zaman zaman araya kimi küçük işler sokması ruhunu dinlendirircesine, ya da bir içe kapanışın veya açılım isteğinin örneklenmesi gibisinden kapılar ve kilitler, elbet anahtarlar üzere yoğunlaşması… O her zaman için pikabında, cd’sinde, radyosunda, olmadı kafasının içinde, ruhunun derinliklerinde hep, ama hep müzik olanlardandır. Ve üstüne üstlük bir ressamdır o. Sayıları ona yaklaşan kişisel ve herhalde iki katı karma sergileriyle.. Kaldı ki resmi üzerine de düşünen, onu kişiliksiz bir natürmort olmaktan çıkaran, gerektiğinde soyut bir evrene açılmaya da hazır geniş bir perspektif içinde… Evet bir ressam ve daima bir söyleyeceği, inceden inceye bir duyuracağı olan…"

- Abdülkadir GÜNYAZ

  
  "Ressam Güzin Tangör 1992'den günümüze kadar gelen sanatsal süreçi içinde belirgin konstruktif yapısı, renk kromasını kullanmasındaki becerisi, müzikal cümlenin gereksinimi olan ritm olgusunu dar bir espas anlayışı içinde çeşitlenen valör siçramaları ile zenginleştirmesi ve plastik düzen adına taviz vermez tutumu ile dikkatimi çekmiştir."
 

- Güngör TANER